İlerlemek isteyen insan, olmayacağı başından belli olan hayalleri büyütme alışkanlığından vedalaşmak zorundadır. Çünkü vedalaşabilmek bazen yarı yolda bırakmak değildir… Yanlış yola hiç girmemeyi öğrenmektir.
Ölçüsüz sevgi saf sevgi değildir. Kendini eksilterek verilen hiçbir bağlılık sağlıklı değildir. Ve sana doğru yürümeyen biri için koşmak, sadakat değil, kendini ihmal etmektir
İnsan önce şunu kabul edecek. Haklı açını ifade etmek zalimlik değildir. Sınır koymak kabalık değildir. Ve susmak her zaman asalet değildir.
Bazen susmak, sadece gecikmiş bir kendini terk etme biçimidir.
Bu fark edildiğinde omuzdan büyük bir yük kalkar. Çünkü insan ilk kez şunu görür.
Ben kendimi korumaya çalışırken… Kendimi savunmasız bırakmışım.
Hayat bana şunu öğretti:
İlerlemek isteyen insan, başkalarını incitmemek uğruna kendini susturma alışkanlığıyla vedalaşmak zorundadır.
Çünkü vedalaşabilmek bazen birinden gitmek değildir… Yıllardır içinde tuttuğun o cümleyi nihayet kendin için söyleyebilmektir.
Merhamet başkasının korurken kendini yok saymak değilidir.
Birini incitmemek için sürekli kendini susturuyorsan…
Haklı olduğun yerde kendini susturuyorsan…
İçin doluyken dışarıya sükunet veriyorsan…
Orada denge bozulmuştur.
Ve bu dengesizlik uzun süre taşınamaz.
Çıkış yolu buradan geçer.