Anlayışınızla övünüyorsunuz ama bir yandan da tereddütlerle dolusunuz çünkü kafanız işlediği hâlde kalbiniz ahlaksızlıkla kararmış; halbuki temiz kalpli olmayan kimsenin idrakı tam değildir. Ya o yılışıklığınız, sırnaşmanız, kırıtmalarınız! Yalan, yalan, hep yalan!
Gerçekten bir söylemek istediğiniz var fakat korkudan son sözlerinizi daima kekeleyip duruyorsunuz çünkü bunu açıkça söyleyecek kadar metin değilsiniz; sizinki sadece korkak bir arsızlıktan ibaret.
Gene de biliyor musunuz, bizim gibi yeraltı takımının dizginini sıkı tutmak kanısındayım. Çünkü kırk yıl ses çıkarmadan otururuz ama bir fırsatını bulup yeryüzüne çıkarsak çenemizden kurtulamazsınız...