"okuyucum! tekrar edeyim ki, insan için mevki, servet ve şöhret gaye değildir; gaye olan saâdettir. saâdetin şartı ise, insanın kendi içi ile mutâbık (uyumlu) yaşamasıdır. beni dinle! içinle, işin ve mesleğin mutâbık olsun. huzur ve saâdet bundadır."
"benliğimizin kapısını ve penceresini açıp da, şuursuzca içeri aldığımız bu uğursuz misafirleri, aklımızın ışığı ve irâdemizin rehberliği ile kapı dışarı edebiliriz. karakter terbiyesinin gayesi de budur. bu terbiye, benliğimize musallat olan kötü huyları koparıp arma mücadelesidir."
"alışkanlık yolu ile teşekkül eden kötü huyların esâreti, boyunduruk altındaki öküzlerin esâretinden daha ağırdır. yine dikkat edelim ki fizik veya rûhi bütün kötü itiyatların esâretine insan ilk adımla girer.""
"gerçi gençlikte, husûsiyle ilk çocukluk çağlarında, alınıp yerleşen huylar kökleşir ve ileride terbiye ve irâde kuvvetine karşı bir mukâvemet gösterir. çünkü gençlik, bedeni olduğu kadar, rûhi teşekkül bakımından da hayâtın en plastik devresidir. ve gençlikle edinilen huylar, ileride ruhi bir tembellik ve ihmalcilik ile kaynaşarak, ekseriya mezara kadar yakamızı bırakmaz."