Kendi kendine konuşmak oluyor bazen özlemek. Sanki yanındaymışçasına, onunla konuşuyormuşçasına, ona bir şeyler anlatıyormuşçasına. Öyle bir özlemek ki sevdiğinin yürüdüğü yolu, geçtiği eşiği, bastığı toprağı, yemek yediği kaşığı, başını koyduğu yastığı, susadığında elini uzatıp uyur uyanık su içtiği bardağı, yüzüne sürdüğü sabunu, ayağına giydiği terliği, dokunduğu, temas ettiği, sevdiği her şeyi sevmek, değer vermek oluyor.