Çocuklar, sizin kafanızdaki işi uyguladığınız, “Tamam, bunu da yaptık,” deyip “yapılacak işler” listesindeki haneye çizik attığınız edilgen varlıklar değildir.
Başkaları, çocuğu, anne-babanın çocuğu tanıttığı şekliyle görür. Daha önemlisi, çocuk da kendisini anne-babasının onu gördüğü şekilde görür. Terapi çoğu kez, kendimiz hakkındaki olumsuz his ve düşüncelerin aslında anne-babamızın bizim hakkımızdaki olumsuz his ve düşünceleri olduğunu keşfetmektir; bu keşif, görünmez prangalarımızı çıkarmamıza yardımcı olur.
Çocuğun içindeki “iç anne-baba” sert, otoriter, sorgulanmaz olarak içselleşirse, çocuk herkese karşı sert anne-babanın karşısındaki ezik ve pasif çocuk olarak davranır.