📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Böyle çalkantılı dönemlerde güzellik algısı nedir ki?
Sanat dediğin şey hiçbir halta yaramaz!" Editörün yüksek
sesle bağırarak söylediği bu sözler, İzava'nın aklını tamamen bambaşka bir gerçeklikle doldurmuş, göğsünü sivri bir çiviyle delip geçer gibi bir his yaratmıştı.
"Senden hoşlanmıyor değilim. İnsanların sevgisi yalnızca bedensel hareketlerle ölçülecek şeyler değildir. Biz insanlar, yaşantımızın son anlarında doğduğumuz yerde olmak isteriz. Sen çoktan doğduğun yere dönmüş gibisin."
Elbette önceki dediklerini anlamayan kadın bu dediklerini hiç anlayamazdı. Fakat sorun değildi, hem kelime denilen bu şeyler gerçekte ne işe yarardı ki? Bir değeri var mıydı kelimelerin? İnsan sevgisinin dahi gerçek olduğuna dair bir
kanıt var mıydı? Her şey sahte bir gölgeden ibaretti. Kadının saçlarını okşarken hıçkırarak ağlamak istedi. Bu minik,
temelsiz ve anlaşılması güç sevgi, İzava'nın hayat gayesi olmuş gibiydi, elleriyle kadının saçını okşarken kaderini de
avuçlarının içine alıyordu sanki. Aklında yürek parçalayan
düşünceler vardı.
Bazıları askeri sansür nedeniyle yazamadıklarını söylüyordu ama gerçek şu ki savaş olsun ya da olmasın, herhangi
bir konuda nasıl dürüstçe yazacakları konusunda en ufak
bir fikirleri yoktu.