Tesadüf eseri karşılaştığım ve okuyunca iyi ki karşılaşmışım dediğim bir kitap oldu benim için Rüzgarın Gölgesi.
Okurun kitap ile arasında bir bağın oluşması ne kadar önemli olsa da bu durum her kitap için derinlemesine gerçekleşmiyor. Ancak Rüzgarın Gölgesi ile kuvvetli bir bağ kurdum okurken. Kitap oldukça akıcı bir dile sahip. Bölümlerin uzunluğunun da, kısalığı desek daha doğru olur herhalde, etkisi ile kitabın başından sonuna hiç sıkıldığımı hatırlamıyorum. Her duyguya yer veren ve bu duyguları oldukça iyi bir şekilde okuyucuya aktaran bir kitap. Bize savaşın yıkıcılığını,aşkı, dostluğu, aile bağlarının önemini, sevgiyi çok güzel bir şekilde aktarıyor. Yer yer hüzünlenip, yer yer gerildiğim, her duyguyu hissederek okuduğum bir kitap oldu. Kitabın sonuna geldikçe kitaptan ayrılmama isteği ile başa çıkmaya çalıştım. Sonuna yaklaştıkça ağırdan alarak okudum. Ama yine de nasıl bitti anlamadım.
Kurgusu da oldukça etkileyiciydi. Her biri çok özel olan karakterlerle ise okurken insan çok güzel ve sıkı bir bağ kuruyor. Bu yüzden birden fazla karakterini sevdiğim ve yakınen tanıyormuş gibi hissettiğim oldu. Kesinlikle övgüyü hakeden bir eser. İyi okumalar.