Rüzgarın GölgesiCarlos Ruiz Zafon

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.583
Gösterim
Adı:
Rüzgarın Gölgesi
Baskı tarihi:
Mart 2005
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752105584
Kitabın türü:
Orijinal adı:
El Prısonero Del Cıelo
Çeviri:
Mustafa Karabiber
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
1945 yılında, uzun süren İç Savaş'ın izleri Barcelonada hala sürmektedir. Henüz çok genç olan Daniel Sempere bir kitapçı olan babasıyla birlikte Unutulmuş Kitaplar Mezarlığını ziyaret eder.Babası, oğluna bir kitap seçmesini, ona çok iyi bakmasını ve evlat edinmesini ister.

Genç Daniel, Julian Carax adlı bir yazarın Rüzgarın Gölgesi adlı eserini seçer. Bu adeta onun için uzun, gizemli ve sonu belli olmayan bir yolculuğun başlangıcı
gibidir.

Okuduğu kitaptan çok etkilenen genç adam bu esrarengiz yazarın yaşamını ve ölümündeki gerçeği araştırmaya başlar. Böylece roman içinde yeni bir roman doğar.

Daniel tutku ve aşkın, kitapların gölgeli dünyasıyla nasıl kaynaştığını keşfettikçe garip yansımalar yapan bir aynanın oyununun içine düşer.
Herkes kendini bu eserle ödüllendirmeli. Kitabı elimden bıraktığım an karakterlerine saygısızlık ettiğimi düşündüğüm için birkaç gece eseri saatlerle incittim. Anıların ve ümidin nasıl işkence olduğunu bir kez daha acıyla anlamış oldum. Kadim bir yolculuğa ihtiyacınız var Daniel sizi çağırıyor dostlar...
Yazarın okuduğum ilk kitabı “Rüzgarın Gölgesi” bitti.
Kitap ilk başlarda ağır ilerlerken sonradan sizi içine çekmeyi başarıyor. Roman içinde roman okuyorsunuz. Kurgu mükemmel.

Annesini küçük yaşta kaybetmiş olan Daniel, mütevazi bir kitapevi sahibi olan babası ile yaşamaktadır.
Babası bir gün, 10 yaşındaki Danieli, “Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı” adlı kütüphaneye götürür ve istediği bir kitabı seçmesini ve bu kitabı ömrü boyunca saklamasını söyler.

Daniel'in seçtiği kitabın ismi "Rüzgarın Gölgesi" yazarı ise Julian Carax dır. Daniel kitabı okumaya başladığında o kadar çok etkilenir ki, Yazarın hayatını ve ölümünü araştırmaya başlar. Bunları yaparken farkında olmadığı şey ise, aslında tüm hayatını yönlendirecek ve etkileyecek bir hikayenin içerisinde olacağıdır.

Araştırmalarına devam ederken karşısına bir çok isim çıkar, hikayeye ait parçaları bulur ve onları çözmeye çalışır. Geçmiş sır ve gizemlerle doludur. Artık kendi ve dostları da tehlike içindedir.

Danielin seçtiği bu kitap sayesinde, hem Daniel’in hem de Julian Carax’ın ilk aşklarını, acılarını, dostluklarını, heyecanlarını, hayal kırıklıklarını okuyacaksınız. Bu iki insanın birbirlerinin hayatlarına nasıl dokunduklarına şahit olacaksınız.

Kurgu, detaylar ve birbirine bağlanan olaylar gerçekten çok başarılı. Daha fazlası için kitabı okumanızı tavsiye ediyorum :)
Çok çok önce aldığım bir eserdi şimdi zamanıymış demek ve elimde de biraz da olsun süründü. Kitabı alma sebebim hem çok beğenilmiş olması hem de üzerinde İspanya'da Don Kişot'dan sonra en fazla satan kitap olmasıydı. İspanya' da satılmasının sebebiyse çok doğal olmuş çünkü kitap İspanya'da ; Barcelona'da ve İspanyol karakterler arasında geçiyor.

Kitabın konusu kitaplar bir bakıma ve bir kütüphane de başlıyor tüm olaylar. Tüm kitapların 1 tanesinin saklandığı gizli bir yer var. Oraya dahil olmak için de güvenilir olmak gerekli. Kitapçı kendi oğlunu bu kütüphaneye hazırlamak için onu gizli kütüphaneyle tanıştırıyor. Oradan seçeceği bir kitabı ömrünün sonuna kadar saklamakla gerekmesiyle başlayan hikaye birden önce aşk romanına, oradan cinayet romanına bir de bakmışsın polisiyeye daha da ilerleyince gerilim, heyecan, olaylar artıyor ve roman sürükleyici bir hal alıyor.

Carax'ın yazdığı son roman herkesi etkiliyor ve ailesinin ve arkadaşlarının da olaylara dahil olmasıyla son derece sürprizlerle dolu ; hele bir nokta var kilit olarak orada ben " hadi beeee ! " diye tepki verince evde hayrola diye bakışma yaşadık eşimle. Neyse Carax'ın romanları derken olaylara aşk girince her şey karışıyor...

Detay vermek istemiyorum. Son derece sürükleyici, duygu yüklü ve öğretici bir kitap. Hak ettiği övgüyü ispatlıyor. Betimlemeler yerli yerinde sizi Barcelona'da gezdiriyor. Kütüphaneye gidiyorsunuz, sevişme bölümleri falan gayet yerli yerli yerinde aşırıya kaçmadan yazılmış ya da çevrilmiş. Tavsiye edeceğim eserlerden yine. Son 170 sayfayı saat 02.50 civarlarına kadar elimden bırakamayarak bitirdim.
Sayfa sayisinin fazla olmasina ragmen hemen bitirdigim kitaplardan biri.. Dili akici anlatim guzel olay orgusu harika diyebilirim. Sayfalar boyu Julien'in hayatini ariyorsunuz. Neyse ki buldugunuz son hayal kirikligi olmaktan cok uzak. Herkese tavsiye ediyorum kesinlikle vakit ayirdiginiza degecek.
Kitabı okurken başlarda sıkıldım ve sonra kendimi öyle kaptırdım ki, etrafimdaki insanların dikkatini çekti, öğretmenler odasinda dönüşümlü okumaya başladık, ailemde bu siraya girdi. Tam gerçeği bulduğunuzu sanıyorsunuz, yeni bir ipucu ve bitmek bilmeyen heyecan. İçerisinde aşk, gerilim ve polisiye...Diğer kitaplarını okumak için sabirsizlaniyorum
Başlangıçta okurken insana ağır ve çabuk bitiremeyeceği hissini uyandırsa da sakın vazgeçmeyin. İlerledikçe muhteşem bir lezzette akıcı hale gelmektedir. Yazarın okuduğum ilk kitabı. Bulabilirsem diğer kitaplarını da muhakkak okuyacağım. Arkadaşlarıma da tavsiye ettim. Okumaları için elden ele dolaştırdım. Ancak en son kime verdiysem geri gelmedi. Kütüphanemde saklamak istediğim güzellikte bir eser halbuki.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı.. Daniel ah şapşal çocuk :)) Daniel 10 yaşındayken kitapların dünyasına girer. Ölü Kitaplar Mezarlığında unutulmuş kitaplar ile tanışır.“Geleneğe göre Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’nı ilk kez ziyaret eden kişi bir kitap seçmek zorundadır ve herhangi bir kitabı evlat edinen, onun kaybolmasına asla izin vermez onun her zaman yaşamasını sağlar.”Sanırım bu ben oluyorum çünkü kitaplarımı evlatlarım olarak görüyorum :)) devam edeyim farkı kurgusu ve karakterleri ile okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünmekteyim. Ayrıca Daniel çok sempatik bulduğum nadir kitap karakterlerinden birisi oldu benim için. Keyifli okumalar..
Her ne kadar kitabın türü roman olsa da sayfa sayısı beni başlamadan önce bir tedirgin etmedi değil fakat kitabı bitirince bir 500 sayfa daha olsa okuyabilirdim diye düşündüm.Çok akıcı, roman içinde roman iyi ki okumuşum.
Yazarın bu kitabını bitirdikten sonra diğer kitaplarını da aradım birkaç kitabı basım dışı bu kitabı bile 1 hafta içinde anca alabilmiştim. romanın baş kahramanı değil beni o tek basımı olan yazar kendine çekti. Yaşasın " La Sombra Del Viento" :)
Büyülü kitaplar vardır. Misal yüzyıllık yalnızlık buna örnektir veyahut kuyucaklı yusuf. İşte bu eserde onlara yakın bir kitap. Kitabımız 1945 yılının Barselonasında başlar baş kahramanımız zeki ve akıllı öğrenmeyi seven genç bir çocuk olan Daniel dir. Kitap roman içinde roman tekniğini kullandığı için baş kahramanımız Daniel, Julian Carax adlı yazarın tek kitabı olan Rüzgarın Gölgesindeyi bulur ve okumaya başlar sonrasında gelişir. Elbette eser İspanyol iç savaşı sonrasında geçtiği için eserde iç savaşa dair bir çok hüzün ve gerçek de barındırır. Tabi ki diktatör Franco rejiminide görebilirsiniz bu eserde eser bir çok dile çevrilmiştir ve İspanyolca yazılmış eserler arasında hatrı sayılır bir yeri vardır.
Bu eseri herkes sevmeye bilir kimine fazla ucu açık kimine fazla sıkıcı yada boşluklu gibi gelebilir lakin bu kitabı başucu eseri saymasanız dahi kitap bittiğinde iyi ki okumuşum diyeceğiniz bir eser olduğunu garanti edebilirim.
Kitabın kapağında''İspanya'da Don Kişot'tan sonra en çok satan kitap.'' cümlesi yazıyor.En çok satan kitaplar beni hep hayal kırıklığına uğratsa da Rüzgarın Gölgesini çok sevdim.İspanya iç savaşı sonrası daha çocuk yaşta olan baş kahramanımız Daniel'i,babası unutulmuş kitaplar mezarlığına götürür. Daniel buradan Julian Carax'ın Rüzgarın Gölgesi adlı kitabını alır. Daniel kitabı okuduktan sonra yazarın diğer kitaplarını bulmak ister fakat yazarın tüm kitapları yakılmıştır.Etrafını saran merakla yazarın geçmişini araştırmaya başlar ve kendisini de kocaman bir serüvenin içinde buluverir.Kitabın sonunda neler olabileceğini tahmin etmeniz çok güç,kurgusu yeterince güçlü.Karakterler hayranlık duyulası ve onları daha çok tanımak istiyorsunuz.Aşk,korku,felsefe ve psikolojik ögelerle donatılmış.Çeviriyi de beğendim diyebilirim.Herkese tavsiye ederim.
Julian Carax. Kavuşamamanın, hayalkırıklığının, hayata karşı öfkenin vücut bulmuş hali. O lanetli kitapların her adedinin izini süren vazgeçmez nefret dolu bir irade. Saygı duyduğum, göklere çıkarılacak bir acı çekme biçimi. Geçmiş nasıl yokedilmeye çalışılır. Yazdıklarını yokederek aşkını, sevgini, anılarını yokedebilir misin? Sanırsam hayır. Kanına zerkedilmiş bir zehirdir anılar, yavaş yavaş zehirler farkında bile olmazsın. Kitapta kurgu içinde kurguyu göreceksin. Film içinde filmi izlemiş gibi, kitap içinde kitabı yaşayacaksın. Kitabı aldığınızda koruyun. Onu yoketmek isteyecekler olacaktır.
Birini sevip sevmediğini düşünmeyi bıraktığın anda o kişiyi sevmeyi sonsuza dek bırakmışsındır.
Yürürken, bu duvarların ötesinde, dışarıdaki dünyada insanların kendileri için bir şeyler yapmak yerine yaşamlarının her akşam futbol ve pembe dizilerle geçip gitmesini umursamadıklarını, hatta bundan memnun olduklarını, oysa bu kitapların her birinin kapakları arasında sonsuz bir evrenin keşfedilmeyi beklediğini düşündüm.
"Sorunun kalbinde olduğunu söyleyebilirim, ama onu gerçekten öldüren şey yalnızlık. Anılar mermilerden daha kötüdür."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rüzgarın Gölgesi
Baskı tarihi:
Mart 2005
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752105584
Kitabın türü:
Orijinal adı:
El Prısonero Del Cıelo
Çeviri:
Mustafa Karabiber
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
1945 yılında, uzun süren İç Savaş'ın izleri Barcelonada hala sürmektedir. Henüz çok genç olan Daniel Sempere bir kitapçı olan babasıyla birlikte Unutulmuş Kitaplar Mezarlığını ziyaret eder.Babası, oğluna bir kitap seçmesini, ona çok iyi bakmasını ve evlat edinmesini ister.

Genç Daniel, Julian Carax adlı bir yazarın Rüzgarın Gölgesi adlı eserini seçer. Bu adeta onun için uzun, gizemli ve sonu belli olmayan bir yolculuğun başlangıcı
gibidir.

Okuduğu kitaptan çok etkilenen genç adam bu esrarengiz yazarın yaşamını ve ölümündeki gerçeği araştırmaya başlar. Böylece roman içinde yeni bir roman doğar.

Daniel tutku ve aşkın, kitapların gölgeli dünyasıyla nasıl kaynaştığını keşfettikçe garip yansımalar yapan bir aynanın oyununun içine düşer.

Kitabı okuyanlar 83 okur

  • Elif Ergül
  • Melis Fidan
  • İrem
  • Aslı Ece Ay
  • Fatma Uzun
  • IBRAHIM YAZICIOGLU
  • ÖZTÜRK
  • Gönül Kayıran
  • Tugba
  • Dilek Gürkan Kaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.8
25-34 Yaş
%30.8
35-44 Yaş
%35.9
45-54 Yaş
%15.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.2
Erkek
%34.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%62.8 (27)
9
%9.3 (4)
8
%18.6 (8)
7
%7 (3)
6
%0
5
%0
4
%2.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0