Sanki Havva elmayı ( bazen ilk günahı diğer insanlardan daha iyi anladığıma inanıyorum) koparmış fakat onu sadece hoşuna gittiği için Adem'e göstermek için koparmış gibi. Belirleyici olansa elmanın ısırılmasıdır, onunla oynamak belki serbest değildi ama yasak da değildi.
-Bugün masal anlatmak gelmiyor içimden. Kafamın içi tren garı gibi, trenler kalkıyor, varıyor, gümrük kontrolü, sınır başmüfettişi vizeme gözünü dikiyor fakat bu kez doğru, buyurun, işte burada: "Evet, doğru, gardan çıkış bu taraftan." "Lütfen Başmüfettiş Bey, benim için kapıyı açma nezaketini gösterebilir misiniz, ben açamıyorum da. Acaba [...2 sözcük karalanmış...] Milena dışarıda beklediği için mi bu kadar güçsüzüm?" "Ah, lütfen" diyor başmüfettiş, "bunu bilemedim."
Ve kapı ardına kadar açılıyor-
-
Ve hâlâ doktorun ne dediğini içeren bir mektup gelmedi; seni ağırkanlı, seni kötü mektup arkadaşı, seni kötü, seni tatlı insan. Seni -seni, ne? Hiçbir şey, kucağında sessizce kalmak.