İlahî mükellefiyetler arasında en önemlisi olduğu halde farziyet sırası itibariyle cihâdın son sıralarda yer alması üzerine düşünülmesi gerekli bir husustur. Buradan başarılı bir cihâdın, önce madden ve mânen yetişmiş insan ve iman gücü ile yapılabileceği, dolayısı ile kendinden önce farz kılınan mükellefiyetlerin mü'mine cihâd formasyonu kazandırmak için emredildiği ileri sürülebilir. Yani önce sâlâh sonra ıslâh gelir, başkalarını ıslâh için yola çıkan kimselerin, önce kendi iç dünyalarının savaşa hazır hale getirilmesi gereklidir diyebiliriz.