Michel de Montaigne’nin türlü türlü konularda,doğru yanlış kendince düşüncelerine yer verdiği,zaman zaman tartışmaya düşünmeye sevk ettiği bir kitap.Sade ve anlaşılır bir dille, yaşadığı dönem içinde kendince tivitler atmış yazar.Verdiği bazı hükümler ile dönemin ne kadar ilerisinde, en azından insan olarak insanlığımızı düşünmeyi, çağın problemlerini insanca sorgulamanın bile bize ışık tutacağını görmüş olan biri.
Favori bölümüm ise Her Şeyin Göreceliği kısmı;
——
Plinius Hindistan’da bir balıktan bahseder; bu balık bize zehirmiş, biz de ona.İnsan şöyle bir dokundu mu ölüverirmiş.Zehirli olan insan mı balık mı? Kime inanacağız?Balığın insan için dediğine mi?İnsanın balık için dediğine mi?
....
Demek bizim varlık düzenimiz nesneleri kendine uydurur, her şeyi kendine göre değiştirir, aslında dünyanın ne olduğunu bilemez oluruz; çünkü her şey bize duygularımızla bozulmuş, aslından ayrılmış olarak gelir.
....
Duyularımız kesin olmadığı için, onların ortaya koyduğu hiçbir şey de kesin değildir. Peki ama bu ayrılıklar karşısında doğruluk hükmünü kim verecek?
——
Bana kalırsa bu soru ,cevabından çok daha değerli.Bu yüzden bu kitap benim için hep farklı bir yerde olacak.