Hilal akyasan

9/10
·408 syf.··
2025 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 12:15
Piraye'nin "Seyir" kitabı, okuyucuyu derin bir içsel sorgulama ve farkındalık yolculuğuna çıkaran, kişisel gelişim ve ruhsal dönüşüm temalı bir eserdir. Kitap, yaşamda karşılaştığımız olayların ve duyguların aslında dışsal etkenlerden ziyade, kendi düşüncelerimizin ve içsel dünyamızın bir yansıması olduğunu vurgular. Yazar, hayatımızdaki üzüntülerin, korkuların, acıların ve zorlukların kaynağını dışarıda arama eğilimimize dikkat çeker. Oysa "Seyir", tüm bu deneyimlerin kendi düşünce kalıplarımızın, inançlarımızın ve kendimize karşı olan tavrımızın bir sonucu olduğunu ileri sürer. Kitap, "Onun yüzünden" demenin aslında kendimize olan nefreti ve kendimizi sabote etme çabamızı gizlediğini anlatır. Kitabın temel mesajı, yaşamın bize her zaman kendimizi tanıma ve anlama fırsatı sunduğudur. Karşılaştığımız her durum, bize aslında "Kendine gel!" diye seslenen bir aynadır. Savunmalarımızın, kaçışlarımızın ve dışarıya saldırmalarımızın boşluğunu gösterir. Gerçek cevapların dışarıda değil, içimizde, kendimizi "okuyarak" bulunabileceğini belirtir. "Seyir", okuyucuyu düşünce alışkanlıklarını sorgulamaya, gerçekte var olup olmadığını kendine sormaya ve yaşamın getirdiği sorulara içeriden yanıt bulmaya teşvik eden, adeta bir uyanış rehberi niteliğindedir. Kendi iç dünyasına dönmek, düşüncelerini anlamak ve bu yolla kendi varlığını keşfetmek isteyenler için oldukça etkileyici bir eserdir.
SeyirPiraye · Mona Yayıncılık · 202115,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
o an zaten önemli olan resimler değil, oydu, artık "o" olmuştu. her şey bir anda o...
"Düşünmüyorsun, düşüyorsun. Düşündüğünü zannediyorsun, ama sadece yoklukta biraz daha irtifa kaybediyorsun. Çıkabilmek için sözüm ona düşündükçe, her gün biraz daha nefessiz, boğuluyorsun. Sen düşünmüyorsun. Düşünmek, var olabilmek ile olur ancak. Sen var mısın?"
Yaşam gerçek olmayan ne varsa sende, her gün sana onu gösterir. Gelen hep sensindir. Hep kendini getirir sana, ' Kendine gel! ' diye. Bütün o savunmaların, saklanmaların, kaytarmaların, ters yönde kaçmaların, sözde korumak için kendini dışarıya saldırmaların ne denli boş olduğunu sana yeniden yeniden gösterir. Yine yakalanırsın, yine gelir kapına. Çünkü ' soru' n hep aynı yerden gelir: Kendinden. Bu nedenle cevapları dışarıda arayarak değil, kendini OKUyarak çözebilir insan. Yaşam senin için aslında hep tek ve aynı soruyu yineler: ' Var Mısın ?
"Onun yüzünden diye bir şey gerçekte yoktur.” […] “Onun yüzünden demek, gerçekte o kin ise kendini yok etmek için o kişiyi kullanma gayretindir. Kendine olan nefretinin sonucunu, kendini sabote edişini ve yok sayışını bir kez daha zafer çığlıkları atarak ortaya koyma çabandır. Onun yüzünden değil… Her zaman senin kendini bu kendilik nefretine kurban etmen yüzünden..."