O her şeyi isteyen bir kadın; Bunu biliyorsunuz. Arka sokağı, bir yan sokaktaki iki odalı bekar evini, mavi tilki kürkünü ve sevgi ile üç haftalık kaçamak bir tatili istemiyor. Bütününü istiyor; çünkü o ikinci kadın değil, gerçek bir kadın.
Oysa ki, herhangi bir adam onun yaptığı eğriliklerin birini yapacak olsa, cezasını görür. Rezil kepaze olur. Ona, eğriliğin cinsine göre, mabet soyguncusu, insan bezirgani; duvar delen, yağmacı, hırsız derler. Ama yurttaşların mallarına el sürmekle kalmayıp onları köleliğe de sürükleyen kimseye bu çirkin adlar verilmez.
Doğruluk, en iyi şeyle en kötü şeyin ortasında, yani haksızlık edip ceza görmemekle, haksızlığa uğrayıp öç alamamanın arasındadır. Ona değer verdiren, insanın hep haksızlık etmeye gücünün yetmemesidir.