Küsmek taşınması zor bir zırh; ağır çünkü. Üç günden sonra belini büküyor insanın. Üç gün üç yıl. Üç yüz yıl. Üç bin yıl üç gün. Bu yüzden Yaratıcı üç günden fazla taşınmasına izin vermiyor bu ağır zırhın. Elçisiyle uyarıyor taşıdıkları ağırlığın altında ezilen insanları: "Birbirinize kin beslemeyiniz, birbirinize haset etmeyiniz ve birbirinize sırt çevirmeyiniz. Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun. Bir Müslümana, kardeşini üç geceden fazla terk etmesi helal olmaz..."
Belki bir şarkı bizi kurtarabilir. Ruhun bütün resimlere ve kelimelere set çekip hiçbir şey görmek, okumak ve dinlemek istemediği o karanlık anlarda, bir şarkı parmak uçlarına basarak hücremize kadar sokulur ve sol anahtarıyla kurcalar ağır kapının kilidini.
Hüsnüzan (güzel zan) kalbi serinletir. Bakışı berraklaştırır, yakın olur uzak. Hata edene hatasından dönme fırsatı tanır. Başkasının doksan dokuz karanlığına gözünü dikmez, hâlâ sönmemiş bir meşalesi olduğunu görüp umutlu olur ondan. Bir meşalesiyle yakmaya çalışır doksan dokuz sönmüş meşalesini tek tek.
Öyle bir şey söylüyor ki Hz. Peygamber (sav) kaçış yok kardeşlikten, "Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki Müslüman olmadıkça cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de Müslüman olamazsınız..."14