Şair kalabalıklar içerisinde münzevi kalmayı başarabilendir. Kulağını dünyanın kalbine yaslayıp hayatın kalp atışlarını dinler. Zamanı birkaç saniyeliğine durdurmayı başarır. Hayatın durduğunu sadece şair fark eder. Dünyanın nefesini tutuşudur bu.
Dünya kalabalık, onun için aşk var. Dünya insanın kalabalıktan kendini fark edemediği mekânın adı; bu yüzden sanat var. Dünyadan çıkış yolları bulabilmek için yazıyor şair. Dünyanın taşrasına, dünyanın şehir dışına, dünyanın tenhasına ulaşmak için bunca yazınsal telaş.
Yüce Kudret'in geceyi içerisinde kaybolalım diye halk ettiğini bilmeyenler kendilerini görünür kılmak için yapay lambaların kanatları altına sığınırlar.
Galiba bir tek göz kapaklarımız kaldı şu dünyada bizi kaybolmaya götürecek, kim bilir belki de ölüm!
Dışarısı dediğimiz ve içimizden koparak kendimizi kucağında bulduğumuz her mekân gittikçe sıradanlaşıp birbirinin benzeri haline geliyor.
İnsanın yüzü kendinden ziyade eşyaya dönük. Neye bakıyorsa onu görüyor ve neyi görüyorsa onu önemseyip umursuyor.