Bütün mesele bir dengede. Kişi ve aile özel hayatını yaşarken, başkalarınca, rahatsız edilmemeli, ancak gerektiğinde sağlıklı bir hayat sürebilmek için yardım ve destek bulabilmeli. Bu yardım ve destek de tek taraflı olmayıp karşılıklı olacaktır. Herkes sevgi ve saygı görmeli ve göstermeli, bu da toplumun objektif düzeni içinde olmalıdır. Kişi, aile, toplum arsında, ilgi ve gözlemlemeyiş arasında estetikle gerçek, görgü kurallarıyla samimilil arsında bir denge bulunmalıdır. Bu denge İslam ruhunun yansımadı demektir davranışlara. O, özünü, Tanrı rızasına dayalı, İslam ahlakından alacaktır. Öğünme veya öğülme, gösteriş, kınama ve kınanma gibi duygu aşırılıklarına mümkün olduğu ölçüde hayat hakkı tanınmayacaktır diriliş toplumunda.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her an ibadet ruuhu içinde sürekli ve metodlu bilim ve tecrübeyle donanmış, kahramancasına İslam düzenini ruhi, sosyal, kültürel ve ekonomik planda gerçekleştirme şuuru! İşte çağın fatihleri olarak bit sosyal dayanışma düzeni oluşturulacaktır. Sosyal adalet, kardeşlik müesseseleri kurulacaktır.
Kişinin, kuruluşların, devletin ve toplumun bir günü öbür gününe denk olmayacak, dünyanın ahiretin tarlası olduğu asla unutulmayacaktır. Yarın ölecekmiş gibi ahirete, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışması prensip olarak benimsenecektir.
Çağımızda cihadın sadece cephede savaşmak olmadığını bilecektir diriliş eri. Ekonomi ve kültür savaşları da bu cihadın zaruri bölümleri ve kesimleridir.
Diriliş eri çalışkandır. Tembellik, nefis yatağıdır onun için. Baştan sona diriliş toplumu, çalışkanlık esası üzerine, inceleme ve ilim aşkına bina edilmiştir.