Ekonomi putları, politika potaları, devrim ve ideoloji, müzik, spor, sinema putları. İrili ufaklı putlarıyla batı ve doğu, Hz. İbrahim'in, hakikatin şimşeği olan baltasına muhtaç. Adeta onu bekliyor.
İnsan, çağımızda gönül tarlasına durmadan put dikiyor. Kendi türettiği eşyaya, kendi kurduğu sisteme veya kendinin yücelttiği insana tapmak yoluyla kendine tapmaya çalışmakta belki de. Kendini dolaylı yoldan putlaştırmanın boş deneyinde.
Islam ülkeleri içinse, devrim, batılılaşma, kendi medeniyetine ihanetten başka bir şey değildir. Çok radikal bir değişime ihtiyaç vardır şüphesiz İslam ülkelerinde. İsterseniz bunun adına devrim deyiniz, isterseniz daha doğru bir adlandırma ile, diriliş deyiniz. Diriliş, batılılaşmaya paydos deyiştir. Diriliş, içe doğru radikal bir değişimdir. Daha sonra da bu değişimin dışa yansıması olacaktır. Diriliş, dev veya cüceler ülkesi kuran batı ütopyalarına set çeken bir öze dönüş değişimidir.
Gelen diriliş erleri, çağın alnına "Devrim yok, diriliş var" sloganını yazacaktır. Ya da "Gerçek devrim, diriliştir" sloganını. Ya da, devrimi bugünkü anlamında kullanan bir deyiş içinde "Devrimin ötesi var: Diriliş" sloganı.
Batı, hep devrimi ihraç etti. Şimdi de dirilişi ithal etsin.