Bir çocuk,değerli bir vazoyu kırdığında annesi bu vakadan hoşnut olmaz.Gelgelim bir zaman sonra çocuk uzaklara gittiğinde yahut öldüğünde anne bu vakayı şefkat ile anımsar. Zira bu anıya artık çocuğunun varlığı sinmiştir. İşbu sebeple iyi ve kötü olan tüm şeylerin arasında ayrım gözetmeksizin Tanrıyı sevmeliyiz. Yalnızca iyilik etrafında bir aşk kurarsak sevdiğimiz şey Tanrının kendisi olmaz, adına Tanrı dediğimiz bir dünyeviliği sevmiş oluruz.
lakin bizler de vasat varlıklarız ve Tanrının uzağındayız. Bu uzaklık aynı zamanda en büyük imtiyazımızdır.Tanrı bize gelmek , kalplerimizi fethedip, bizim halimize sirayet etmek için ortaya bu uzun yolu koyar. Aşk mesafe ile doğru orantılıdır.Bu akla hayale gelmez aşk ile Tanrı kendisinin uzağında varlıkları yarattı.