“Eski hikayeler bunlar. Bazılarına göre Efsaneler Çağı’ndan önceki Çağ’dan hikayeler. Hatta belki daha yaşlı. Ama ben tüm hikayeleri biliyorum, unutmayın, geçmiş ve gelecek Çağlara dair. İnsanların gökyüzüne ve yıldızlara hükmettiği Çağları, insanların hayvanlarla kardeş olup kükrediği Çağları. Mucize Çağları, Dehşet Çağları. Gökten ateşler yağarak sona eren Çağları, toprağı ve denizi karın ve buzun kapladığı Çağları. Ben tüm bu hikayeleri biliyorum ve size hepsini anlatacağım.”
“Zaman Çarkı dönerken mekanlar pek çok isim taşır. İnsanlar da pek çok isim, pek çok yüz taşır. Farklı yüzler ama hep aynı adam. Ama kimse Çark’ın dokuduğu Büyük Desen’i, hatta Çağın Deseni’ni bilemez. Ancak izleriz, inceleriz ve umut ederiz.”
Tek bir aleve odaklan ve onu tüm tutkularınla –korku, nefret, öfkenle– besle, ta ki zihnin bomboş kalana kadar. Boşluk ile bir ol, o zaman istediğin her şeyi yapabilirsin.
“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelir ve geçer, efsaneleşen anılar bırakır. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”