Denilir ki, kul gerçek kemalin yalnız Allah’ta olduğunu, kendisine veya başkasında gördüğü her kemalin Allah’tan ve Allah sayesinde olduğunu bilince ne Allah’tan başkasını sevebilir ve ne de Allah’a dayanmayan bir sevgiye gönlünde yer verebilir.
Mansur İbn-i Ammar (rahimehullahu), bir delikanlıya öğüt verirken ona der ki; “Ey delikanlı! Gençliğin seni aldatmasın. Boş kuruntulara dalarak tevbe etmeyi hep ileriye bırakan ve öleceğini düşünmeyen nice genç vardır ki ‘Yarın ya da öbür gün tevbe edeceğim’ derler. Oysa tevbeye sıra getirmeden ölüm meleği ona geliverir ve kabrin boşluğuna yuvarlanır, artık orada ona ne malın, ne kölenin, ne çoluk çocuğun ve ne de ana-babanın bir faydası vardır.”
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor;
“Bana getirilen salât-ü selâm, sırat köprüsü üzerinde ışıktır, Cuma günü seksen kere salât-ü selâm getiren kimsenin geçmiş seksen yıllık günahı affedilir.”