“Gece yıldızlara bakarsın. Benim ülkem o kadar küçük ki nerede olduğunu göremezsin bakınca. Ama böylesi daha iyi. Yıldızım herhangi bir yıldız olacak senin için. Böylece bütün yıldızları gözlemeyi seveceksin. Hepsi dostun olacak.”
“Bir gün üzüntün geçince (çünkü zamanla geçmeyecek üzüntü yoktur) beni tanımış olduğuna sevineceksin. Hep dostum olarak kalacaksın. Gülmek isteyeceksin benimle birlikte. Koşup pencereyi açacaksın. Gökyüzüne gülerek baktığını gören dostların şaşacaklar. Onlara diyeceksin ki, 'Evet, ne olmuş, yıldızlara bakarken gülerim ben!' "
Soluk alnına, kapalı gözlerine, rüzgarda uçuşan saçlarına bakıyor ve kendi kendime şöyle diyordum: "Bu gördüğüm yalnızca dıştaki kabuk. Asıl önemli olan görülmeyen şey."