Küresel finans elitleri için ikinci strateji, finansal bağımsızlık denemesi yapan ekibin içine girerek yanlış yönlendirmek olacaktır. Bu konuda da oldukça çok araç mevcuttur. Zaten konuşmalarında bunun ön sinyallerini de alıyoruz. Katılım bankacılığı veya altına dayalı bir sistem oluşturulması gibi önermeleri bu bağlamda değerlendirmek mümkündür. Örneğin, katılım bankacılığı ile normal bankacılık arasında işlevsel olarak bir fark yoktur. Ama insanlar, işlemlerde "faiz" kelimesi geçmeyince faizsiz bir sistemmiş gibi algılıyor. Dünyada İslami Banka diye isimlendirilen birçok banka ve çalışma vardır. Ancak ne ilginçtir ki; normal Batı bankacılık sisteminde yapılan işlevlerin hemen hemen hepsini yaparlar. Ancak, faize "faiz" demezler. Bu şekilde Müslümanlar sadece kendilerini kandırmaktadırlar. Bir de, mevcut sistemden bunalıp da çıkış arayan idarecileri bir müddet oyalamaktadırlar.