İyi öğretmenler bilgiye sahip olanlardır. En iyileri ise kişinin onların öğretilerine inanıp inanmamasıyla ilgilenmezler. Onlar gerçeği sunar ve sonra sizi gerçeğinizi keşfetmek üzere kendinizle baş başa bırakır. Adam Gopnik, Through The Children's Gate adlı kitabında gurular ve öğretmenler arasın daki farkı şöyle anlatır: "Bir guru bizlere önce kendisini sonra sistemini sunar; bir öğretmense önce konusunu, sonra kendi gerçekliğimizi verir." İyi öğretmenler nereden geldiğimizi, nereye gideceğimizi ve geçmişimizde çözümsüz kalan şeylerin bugünümüzü nasıl etkilediğini anlar. Onlar ailelerimizin iyi veya kötü ebeveynlik yaptıklarına bakmaksızın, önemli olduklarını bilirler. Bunun dışında başka yol yoktur: Ailemizin hikâyesi, bizim hikayemizdir. Hoşunuza gitsin ya da gitmesin, bu bizim içimizdedir, bize aittir.
Onlarla ilgili hikâyemize bakmaksızın, anne babamız bizden silinemez ve çıkarılamaz. İçimizde olduklarından, onları hiç görmemiş, tanımamış olsak bile bizler onların birer parçasıyızdır. Ailemizi reddetmek sadece bizi kendimizden uzaklaştırır ve daha çok acı verir.
Başımıza gelen her şeyin bir sebebi vardı, biz onun görünür sebebini fark etsek de etmesek de bu böyleydi. Hayatımızdaki her şey en nihayetinde bizi bir yere sürüklüyordu.
O zamanlar fark edemediğim şey, acı veren bir şeye direndiğimiz zaman sıklıkla kaçınmaya çabaladığımız acının süresini uzattığımızdı. Bu şekilde yaparak sürekli acıyı zaman aşımına uğratırız.