Hüseyin Zengin

Sıradan biri için yemekler aynı olsa bile nerede yediği çok şey değiştirir. Aynı yemeği bir kralın sarayında yemekle basit bir kervansarayda yemek aynı şey midir? İnsan birbirlerine tıpatıp benzeseler bile bir prensesle sütçü kız arasında ayrım yapamaz mı? Mutluluğu, zevki yalnızca duygularımızla algıladığımız için hissetmeyiz. Bu çok sayıda etmenin işe karıştığı karmaşık bir süreç sonunda gerçekleşir. Satın alınmış bir köle kızla ebedi bakire kalacağına inandığınız bir huriden alacağınız zevk tamamen bambaşka olacaktır."
Reklam
Bak, rengin attı. Dilin kararlı inancın hiç de öyle değil. Fedakarlık gerektirmeyen şeylere inanmak kolaydır. Ama inancımızı hayatımızla ispat etmemiz gerekirse işte o zaman ak koyun kara koyun ortaya çıkar."
"Ne yaptığımı biliyorum ben. Eğer insanlar vasıtasıyla bir şeyler elde etmek istiyorsan onların kaygılarıyla arana mümkün olduğunca mesafe koymak zorundasın. Bu şekilde daha rahat hareket etme imkanı bulmuş, yüreğinden gelen gereksiz itirazlara kapı açmamış olursun.
Kitleler hep böyle davranmayı yeğlemiştir zaten. Belirsizlikten korkar, kendilerine anlatılan en saçma sapan şeylere dahi hakikat tutunacak bir dal sunmadığı için büyük kalpleriyle iman ederler. Bu konuda yapabileceğin bir şey yok. Bu kitlelerin peygamberi olmak isteyen kişi karşısındakiler sanki küçük birer çocukmuş gibi masallar anlatmalı, kafalarını envai çeşit hikâyeyle doldurmalıdır. Zaten bu yüzden zeki insanlar hep kitlelerden uzak durmayı tercih etmişlerdir.'
Hepimiz geleceği çok fazla düşünüyoruz. Bu sebeple de bugünümüzü heba ediyoruz.
Reklam