Sevmek için zaman ayırmak gerekti. Bilmek için zamana ihtiyaç duyarız. Güzelliği ancak zaman ayırarak fark ederiz. Zamanla olgunlaşırız. Lütfen yavaş gidiniz.
Kuran'ı güzel okuyan, güzel anlatam .güzel yaşayan, geceleri namazda kıraate doymayan, dili kalbini , kalbi dilini tasdik eden sahâbî. Nitekim, Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Kur'ân'ı dört kişiden öğrenin: Abdullah b. . Mes'ud, Ubey b. Ka'b, Ebû Huzeyfe'nin azadlı kölesi Sâlim ve Muâz b. Cebel." Hicretten sonra Resûlullah (s.a.v.), Muâz'ı Abdullah b. Mes'ud ‘ la bir kardeş yapmıştı. İkisi de Kuran sevdalısı ikisi de ilim ehli…Kardeşlikleri aynı ana-babadan değildi ama onlara iman kardeşliği nasip olmuştu.
“ İyi arkadaşla kötü arkadaş misk taşıyan kimseyle körük üfüren kimse gibidir. Misk taşıyan ya onu sana ikram eder yahut sen ondan satın alırsın ya da ondan güzel bir koku duyarsın. Körük üfüren kimse ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku duyarsın.” (Müslim,Birr,146)
Kur'an-ı Kerîm zenginliktir, hazinedir, rehber ve kılavuzdur, deva ve şifadır. Şefaati makbul bir şefaatçidir, hidayet güneşidir, kurtuluş vesilesidir. Allah katında yerler, gökler ve onların içindeki tüm varlıklardan daha sevgili ve daha sevimlidir. O başlara taç, dertlilere ilaç, gözlere nur, gönüllere sürürdur.
Kur'an'ı öğrenen, öğreten, onun ahkâmını uygulayan kimseyi bizzat Resûl-i Ekrem ve Nebî-i Muhterem sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri elinden tutup ona delil olup cennete sevk edecektir. Peygamber Efendimiz bizzat kendisi böyle vaat etmiştir. İslâm'ın korunması, imanın ve itikadın sapıtmaması, fikirlerin darmadağın dağılmaması ondandır, onunladır; insanlar ona sarıldığı zamandır.
Onu bilen ileriye gider, maddeten ve mânen yüksek derecelere yükselir. Onu uygulayan Allah'ın rızasına erer, büyük mükâfâtlar kazanır. Onunla hükmeden adaletle hükmetmiş olur. Ona sımsıkı sarılan fitnelerden korunur ve kurtulur. Onda derinleşen ulûm-ı evvelîn ve âhirîne kavuşur.
“İlim, oradan buradan toplanan,
Bir şey üstüne bir şey koymaktır.
Böyle devam eden bir insan,
Bir gün hikmete ulaşacaktır.
Çünkü sel kocamandır, lakin,
Damlalardan oluşmaktadır. “