Bazen en çılgın, en imkansız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz... Dahası bu düşünceye şiddetli, güçlü bir arzu eşlik ediyorsa, bazen onu kaçınılmaz, önceden belirlenmiş, kadere yazılmış, var olmaması, gerçekleşmemesi imkansız bir şey gibi kabul edersiniz!
Modern şehirlerimizin karşı karşıya olduğu sorun, esenlik sağlamaya yönelik uyumlu bir vizyon ve bunu hayata geçirmeye yönelik bir plan olmamasıdır. Tarih boyunca, dünyanın en büyük şehirlerinin, çeşitliliği bir arada tutan dokuya sahip olan, yüce bir vizyonla ifade edilen bir hedef doğrultusunda hareket eden bir şehir kültürüne sahip uygarlıklarda ortaya çıktığını görürüz.
Peki, neden bulabildiğimiz en eski ritüeller ölüme dair? Ölüm, bizi nereden geldiğimizi, nereye gidebileceğimizi sorgulamaya, evrenin kökeni, yaşamın ortaya çıkışı ve hayatın anlamı gibi önemli sorular hakkında kafa yormaya yöneltir.