📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazı anlar uzun sürer; arkasından kötü şeyler olacağını düşündüğünüz anlar özellikle. O anın içinde geçmişinizdeki bütün acı, kötü, sarsıcı deneyimlerin izleri ardı ardına sıralanır. Zamanı uzatan, insanın geçmiş acılarının toplamını bir duygu olarak o an diliminde yaşanmasıdır.
Daha ilk anda, her şeyin değişmesiyle açılan derin bir kuyuya düşmüş olduğunu anlayabiliyordum. O “her şey değişti”nin içinde kim bilir hangi anılar, hangi insanlar vardı... Orası oldukça karanlık bir yerdi. Orası, zamanla daha da kararmış ve artık gözün gözü seçemediği bir yerdi. “Her şey değişti”nin içinde gidenler, bir daha dönmeyenler, ölenler, özlenenler, bir yara olarak orada öylece duranlar, yarım kalanlar, aldanmalar, tüketilenler, hayal kırıklıkları vardı. Her şey değişti ve eskide kalan iyi şeylerin bir daha gelme ihtimali de yok.
İçimdeki hakikati kendi ellerimle öldürmeye teşebbüs etmiştim. Bunu bir kez denedikten sonra hayatında her şeyin aynen devam etmesi mümkün olmuyor. Ya kendini hakikatin kollarına bırakıp onun kollarında öleceksin ya da buna razı değilsen ve içinde dolaşan bir hayta duygu seni sürekli olarak kendine çekiyorsa, o vakit kendi hakikatini öldüreceksin.
“Ya çok güzel. Nasıl söylesem çok duygulu. Eline sağlık.”
“Beğendin mi?”
“Diyorum ya, çok güzel. Sadece...”
“Ne?”
“Yazıda gramer, dilbilgisi filan nerdeyse yok. Biraz zor oluyor okuması.”
“Annenin ölümünün dilbilgisi, grameri olmuyor ki Eda. İnsanın annesinin ölümü zaten hayatın anlatım bozukluğu.”