Nezaketi bir zayıflık, haya bilmeyi ise bir ayıp sanan o pervasız hoyratlığın açtığı yaraları, yine ancak kendi içimdeki o sessiz ve asil sükûnet iyileştirebilir.
Her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız.
Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar.
Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır.
Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.
Kütüphanemde yeni bir yol arkadaşına, içimi ferahlatacak bir kitaba yer açmak istiyorum.
Şöyle biraz dingin, satırlarında nezaket barındıran, zihnimi yormadan güzelliklere odaklanmamı sağlayacak —ağır ya da hüzünlü olmayan— kitap önerilerinize çok ihtiyacım var.
"Başladım ve sanki ruhum biraz daha ferahladı" dediğiniz, gönlünüzde yeri ayrı olan o kitap hangisidir?
Kıymetli önerilerinizi ve tavsiyelerinizi merakla bekliyorum. Şimdiden çok teşekkür ederim.🤗🌷