"...
Büyüt beni;
Masal efsanelerinden müstesna,
Gerçeğin alametifarikasıyla,
'Bir varmıııııııış! yine bir varmış!' de,
Bana olmayan bir şeyden bahsetme.
..."
Bir yandan Anadolu'nun uzak köy ve kasabalarında yetiştikten sonra büyük kentlere yerleşen ve sonrasında doğdukları yerlerin sorunlarını unutup oralara sırtını dönen, içinde bulundukları burjuva düzenini ve onların uygarlık anlayışını savunan, sınıflarından kopmuş ve yozlaşmış sanatçılar, diğer yandan halkının, yurdunun gerçeklerini gören, bilen, onların acılarını ve yaşamlarını sanatıyla dile getiren Anadolu şairi Ahmet Arif...
"Bana daha biraz önce beni sevmediğini söylemişti. Ben de inanmıştım ona. Aklım inanmıştı. Ama ruhumun, kalbimin derinliklerinde... kabul edemiyordum beni sevmediğini, anlayamıyordum bile. Aşkı hiçbir zaman bir insanın bir başka insana olan duygusu olarak yorumlamamış, düşünmemiştim. Bir durum olarak anlamıştım aşkı ben her zaman, iki insanın dışında bir durum. Ikisinin paylaştığı bir sığınak. Birlikte orada avuntu ve güven buldukları bir yer. O halde ben bu bu kadar yoğun bir aşkı hissederken o nasıl olur da...?"