Hayatı sadeleştirmek gerekiyor , basit yaşayan insanlar , kanaat edebilenler, ele geçirmeyi reddedenler, kendilerini sınırlandırabilenler bir adım önde yürüyor . Onlar nadide sarı laleler gibi, ışıltılarıyla dünyayı güzelleştiriyor.
İnsan yalnızlaşıyor . Şöyle dikkatlice etrafınıza bir bakın. Kaç kişi bir diğerini dikkatle dinliyor ? Kaç kişi gönlünden geldiği gibi meramını ifade edebiliyor ? İnsan dili kötürüm ve kekeme bir hal almış durumda. Televizyonun uğultusu, cep telefonunun zırıltısı , hayatın telaşı , sahici bir konuşmayı giderek imkansız hale getiriyor . Oysa insan hikayeler anlatmak isteyen bir varlık . Anlattığı hikayelerin yankılarını duymak isteyen , varoluşunu başkasının yüzünde seyretmek isteyen bir canlı . Can dilde hayat buluyor . Düşünürün söylediği gibi, “Dil varlığın evidir .”