Sultan 2. Abdülhamid,
Hep entrikalar, zalimlikle hatırlanan padişah, kızıl sultan.
Her insan seçmediği bir ailede seçmediği bir kaderle dünyaya gelir.
Sultanın hayatının özeti galiba bu.
Ben kitaba tarih kısmından çok insanların iç dünyasıyla , bilinmezleriyle kendini anlatırken nasıl bir keşmekeş yaşadığını anlamaya çalışarak psikolojik açıdan baktım.. Tarihte anlatılan imparatorluğu çöküşe götüren bir liderden çok korkuları,hayalleri hiç bitmeyen umutları, hayalkırıklıkları olan bir insanı tanıyarak okuyoruz kitabı.
Aynı zamanda batı müziği,opera , tiyatro ve sanatın bir çok dalına hayran olan ,destekleyen, batının iyi yönlerine hem hayran olan hem imparatorluğuna sokmaktan korkan çelişkili bir ruh halini yaşıyoruz. Osmanlı tarihine pek hakim olmasam da kitapta anlatıldığı ya da anladığım kadarıyla ülkeyi yönetirken kullandığı askerî zekâsı hiçe sayılıp Selanik'e sürgüne ev hapsine gönderilen Sultan'ın düştüğü boşlukta karşılaştığı ittihakçı bir doktorla sohbetlerinden oluşan tarihi belgelere dayalı bu roman akıcı, sürükleyici bir üslupla dile getirilmiş.
Zülfü Livaneli kendini sürekli yenileyen geliştiren bir yazar olarak her romanında anlatıcılığını bir üst noktaya taşıyor. Bütün kitaplarını okumuş biri olarak ilk üçte başı çeker okuyun sevgili okurlar.