Hatice Kübra

Hatice Kübra
Tek başınalığın yolcusu
Doktor
Üniversite
7 Şubat 2001
88 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Tarih, hayal kırıklığına uğratan şey olmadan kavranılamaz. Kendimizi melankoliye bırakma ve melankoliden ölme arzusu da böyle sarihleşir.
Reklam
Bizim evde de var bir resim kutusu. Vakti gelince annem çıkarır koyar babamın önüne. Babam başlar birer birer resimleri incelemeye. Fotoğraf değil, resim. Babasının fotoğrafıyla karşılaşır sonra. Boğazından gelen sesten anlarım ben bunu. Yutkunur, susar. Baba, kimin önden gideceği bilinmez ama tıpkı bana emanet ettiğin pul ve para koleksiyonların gibi resim kutusunu da bana emanet edeceğini biliyorum. Ve ben tıpkı pul ve para koleksiyonlarında olduğu gibi üzerine hiçbir katkı sunmayacağım. Baba, resim kutusundan çıktığında bir gün eğer yanımda olmazsan o kutunun adını değiştireceğim. Fotoğraf kutusu olacak benim için. Evin en ücra köşesine saklayıp bir daha asla çıkarmayacağım. Bakmayacağım fotoğraflarına. Çekildiği gibi değil, sevdiğim gibi hatırlayacağım seni.
Ben öyle bilirim ki yaşamak; berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır..
Benim adım bilinen cevapların üstüne mühürlenmiş Ellerim tütsülenmiş Evlerin yeni yıkanmış serin taşlıklarında Dirgenler, bakraçlar, tornavidalar Bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar Ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa Gövdem açık bir hedef kılındı belâlara Ve bu yüzden yakışıksız oluyor İnsanları hummalı baharlar olarak tanımlamak Ve bu yüzden göğsümde dakikalar İnce parmaklar halinde geziniyor Konvoylar geçiyor meşelikler arasından Bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına Ölümden anlayan, ciddi bir yaprak Unutulacak diyorum, iyice unutulsun Neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı Karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak
Tüm hayatı boyunca yarı uyur yarı uyanık kalmış bir adam gibiyim, uyanmadan önce nasıl biri olduğumu bulmaya çalışıyorum…
Reklam