Hatice Kübra

Hatice Kübra
Tek başınalığın yolcusu
İnsanın başına zararlı bir şey geldiğinde yan üstü yatarken veya otururken ya da ayakta iken hemen bize dua etmeye koyulur; onu zararlı durumundan kurtardığımızda ise sanki başına gelen zararı gidermeye bizi çağırıp yalvarmamış gibi inkârcılığa dönüp yoluna devam eder; haddi aşanlara işte bu şekilde yaptıkları güzel görünmektedir. (Yunus 12)
Reklam
Daha dün yirmi yaşındaydım
İstemem! Eksik olsun..
Yaşamsal çırpınmaların insanın tüm bedenine hâkim olduğu, geçmişi aydınlattığı , şu andaki parlak anın zaferinin, eğlencesinin duyulduğu ve geleceğin bilinmeyen düşlerinin görüldüğü zamanlarda, karşı konulmaz, amansız geçici mutluluklar bir an için görülüp kayboluyordu; tıpkı açıklanamaz umudun insan ruhu üzerine hayat verici bir çiy tanesi gibi düştüğü zamanlarda olduğu gibi, tıpkı mutluluktan avazı çıktığı kadar bağırmak istediği zamanlarda olduğu gibi, tıpkı bu zayıf etinin bu düşüncelerin ağırlığı altında ezildiğini, yaşamla bağlantısını sağlayan iplerin koptuğunu hissettiği ve tüm yaşamın yenilenmesini, dirilmesini kutladığı zaman olduğu gibi.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Ordinov kendisini odasına hapsettiği için ilk defa üzüntü duyuyordu. Dışarıda her şey daha canlıydı; nabzı daha güçlü ve hızlı atıyor, yalnızlıktan bunalmış, sadece yoğun, yüksek düşüncelerle beslenip gelişmiş zihni, hızlı,sakin ve korkusuzca çalışıyordu.Üstelik o güne kadar dıştan bildiği daha doğrusu bir sanatçı içgüdüsüyle sezdiği bu yabancı yaşama karışmak için bilinçsiz bir istek duyuyordu.
Reklam