Ayrılığın Kökeni ve Türkiye’de Modernleşme Atılımları adlı kitapların yazarı...Öğretim görevlisi, avukatlık ve hakimlik mesleklerini icra etti. Hakimlikten emekli olduktan sonra Antalya’da avukatlık yapmaktadır…
Emperyalist güç, kendi eylemlerini haklı gösteren yegane gerçekleri oluşturan sanal bir gerçeklik üretir. Konu artık basit olarak hukukun askıya alınması değildir. Bu yaklaşımın belirleyici özelliği gerçeklerin yorumlanması da yatmaz; belirleyici özelliği gerçeklik üretiminde tek bir dünya tezahüründe yatmasıdır.
ABD’de Başkan kendisine özel askeri mahkemelerin hakimlerini atama yetkisini tanıdı. Normalde yargıya devredilecek olan güçlerin yürütmede toplanması ABD Başkanı’nın, Adalet Bakanı’nın ya da Başsavcı’nın hakimler gibi hareket etmesine izin veriyor.
Polise, Sulh Mahkemesi hakimine uygun olan yetkileri bahşeden düzenlemeler, yargının yürütme gücü tarafından araçsallaştırılması ile beraber gider. Savcı giderek yürütme tarafından kurulan bir hiyerarşi tarafından kontrol edilir. Adalet Bakanın olumlu direktiflerinin ve emirlerin boyunduruğa altına al olan savcı “kriminal tazmin” ve “ceza pazarlığı” süreçlerinde neredeyse bir hakim yetkilerine sahiptir. Devamlı genişlemekte olan usul, mahkemelerin dışarıdan dolaşılmasına izin verir. Gerçekler temelinde değil de sanığın suçunu kabul etmekle ilgili gösterdiği isteğe bağlı olarak suçu belirleme imkanının savcıya verilmesi kanunilik prensibine aykırıdır. Bu ayrıcalık, hukuku öznelleştirme eğiliminin bir parçasıdır ve hukuk devleti tarafından sunulan tüm anayasal garantiler içeriğini boşaltır.
Polisin yetkilerinin artması aynı anda hukukun askıya alınması ve hukuk düzeninde diktatörlüğe giden bir değişimdir. Bir kişinin polis nezaretinde tutulma süresinin uzaması, gece aramaları ya da yakın gözetim bireysel özgürlükleri koruyan prosedürleri ortadan kaldırır.. Kanıt sunma esasen polisin sözüne körükörüne güvenmeye dayanır.