Furkan insanın içindeki Kur'an'dır; Kur'an ise insanın dışındaki furkandır. Kur'an hak ile batılı birbirinden ayırır ve insan Kur'an'ı kalbine indirdiğinde kalbinde bir furkan oluşur; o furkan işte Kur'an'dır.
Tefekkür rutini kırar, ufku açar, hakikate ulaştırır. Bir anlık tefekkür, bir yıllık ibadetten daha efdaldir. Onun için Kur'an insanı tefekküre sevk ediyor: “Allah ölü topraktan hurma bahçelerini, üzüm bağlarını nasıl yarattı nasıl oradan gözler, sular çıkarttı bir bakın!” diyor.
Bir müslümana onun dindarlığına bakıp da bir insanın dinden soğuması ona şer olarak; ve onun müslümanlığına bakıp İslam'a ve Hz. Peygamber'e muhabbet duyması da hayır olarak yeter.