Hülya

Farz edelim ki şu anda sen cehennem gibi bir hayatın içindesin. Ama cennetteki yanın, bir perde üzerinde seyreder gibi şu an seni seyrediyordur. Bu da sen. O da sen. Sen ondan habersiz ama o senden haberdar. Bu kadar, hepsi budur.
Sayfa 497·Kitabı okudu
Reklam
Niye ki bunca acı? Dünya imtihan yeriydi belli, bu da bir sınav, amenna. Bu kadar sert sınanmak için ortada çok büyük bir aşkın olması gerekti; Allah’ın kuluna aşkı. Ne kadar çok sevildiğini mi bilmek istiyordu? Ve ki bunca sert bir sınavı da ancak kulun Allah’a duyduğu aşk katlanılır kılabilirdi. Dünya cennet değildi evet; olsaydı, cennetin ne anlamı kalırdı?
Sayfa 496·Kitabı okudu
Bir tek veya milyon, fark etmezdi. Çünkü birinin ölümü her birinin ölümü gibiydi. Çünkü her insan bir evrendi ve her ölüm evrenin sönüşü demekti. Bu yüzden bir tek masumun öldüğü yerde hiçbir haklı gerekçeden söz edilemezdi. Savaş insanı canavarlaştırıyordu ve insanın insana ettiğini kimse kimseye etmiyordu.
Sayfa 496·Kitabı okudu
Oysa hayat çok kabadayıydı ve insan bunun bir adım sonrasının cinnet ya da ölmek olduğunu fark ettiği anda “Dur” diyordu kendisine, “Dur ve her şeyi unut. Sana yapılanı da senin yaptığını da unut.” Yaşama dönmek için ölümün kıyısına gelmesi gerekmişti.
Sayfa 374·Kitabı okudu

Hülya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·284 syf.·
78 günde okudu
·
2021 1. kitabı
Andrew Leatherbarrow
8.1/10 · 677 okunma
Reklam