Her damlası hüzündür alnımdan sızan terin
Biliyorum; silecek o cefakâr ellerin
Kıtalar ötesinden gelse de bahtıma güz
Ne yetim kalacağım yüreğinde, ne öksüz
İsmini andığımda yollarındaki izler
Ağlayan bir İstanbul getirdiler öteden
Fotoğraflarında mı gizleniyor denizler
Kardelenler büyüdü şakaklarımda bile
Hâtıralar yurdunun o uzak mabedinden
Bir sen gelmedin; geldi gidenler sevda ile
Susmak bir karanlığın başka bir karanlığa
Karışıp yanmasıdır bakışlarında senin
Bir ömrün eylülünde sararmış yine toprak
Bulut bir bezirgânın saçlarını arıyor
Ben hangi mağaranın en ücra köşesinde
Hangi yitik nehrine gömülmüşüm acının