Ah, şimdi sessizliğin katındasın; mağaran
Ellerinde biriken yanılgılarla dolu
Zindanına yürürken var mı Leyla'ya varan
Bir kuyudan nereye çıkar sevdanın yolu
Gördüğün her rüyayı sana zehir edenler
Mağrur ama çaresiz birer devran oldular
Ruhunu bir başına bırakıp da gidenler
Kendi rüyalarında şimdi vîran oldular
Âşikâr olmuş meğer tende can, canda cânan
Bende yanan nûrudur, nûrumdur onda yanan
Şimdi doruklardayım, ne yoksulum, ne yetim
Şu incecik kalbimdir varlığına hüccetim
Nice serv-i kamet ki, kuru bir yaprak imiş
Meğer ruhum savrulan bir avuç toprak imiş