Sevgili Dost,
Sen de seçtin bilirim; özenle seçtin. Giysilerinde renkleri, modeli, dikişi, kumaşı. Ayakkabılarında sağlamlığı, biçimi, yumuşaklığı. Seyahatlerinde hızlı ve güvenli firmayı. Okulunu, eşini, arkadaşını… Sen de seçtin. Ölçülerin vardı, bilgilerin vardı, kaygıların vardı seçerken. Elmanın sert ve sulu olduğunu dokunarak, peynirin yağlı olduğunu tadarak, balığın taze olduğunu koklayarak anladın. Peki şimdi! Ne yapacaksın? Nasıl ayırt edeceksin sağlamı çürükten, güzeli çirkinden, doğruyu yanlıştan, dostu hainden? Ne birlikte yemek yedin, ne alışveriş ettin, ne borç para aldılar senden, ne beraber yolculuk ettin. Nasıl tanıyacaksın?
Sevgili Dost,
Aklı, bir avize gibi sallandırıp tepesinde, şu soruları sorsan kendisine: Sözünü tutuyor mu, yalan konuşuyor mu, koruyor mu emaneti? Haramdan korkuyor mu, yüzü kızarıyor mu, reddediyor mu ihaneti?