Nasıl tüm ağaçların güneşe, suya ve çevreden edinecekleri besinlere gereksinimi varsa tüm insanlar da kendi çevrelerinden edinecekleri güvenliğe, sevgiye ve statüye gereksinim duyarlar.
Hiç kimse iyodin ya da C vitaminine "gereksinim" duyduğumuz gerçeğini yadsımayacaktır. "Sevgi"ye duyduğumuz gereksinimin de aynı sınıfa girdiğini anımsatmak isterim.
Yıkıcılık, sadizm, gaddarlık, kin, nefret, vb. insanın temel özellikleri olmayıp, gereksinim, duygu ve yeteneklerin engellenmesine karşı duyulan şiddet eğilimli tepkilerdir.
Bilim ve felsefenin bir karışımı olan kitap "bir an" ne kadardır, ne kadar zaman geçtiğini nasıl bilebiliriz, neden zamanın yaşla birlikte daha hızlı geçtiğini hissediyoruz, zaman ve "benlik" arasındaki ilişki gibi konuları tartışıyor.
İnsanların zamanı nasıl algıladıklarına ve aramızdaki zamansal algıdaki küçük farklılıkların yanı sıra yaşam boyunca veya gün içinde zamanın genişlemesi-daralmasına ilişkin kişisel deneyimlerimizin psikolojik ve beyin araştırmalarına genel bir bakış sunuyor. Örneğin, bir araba kazası gibi bir korku anında, zamanın uzadığını ve olayların ağır çekimde ilerlediğini hissettiğinde bunun aslında beynimizin ve biyolojik sistemlerimizin "hızlanmasından" kaynaklı bir paradosk olması.