Kadının ana-babasına düşen vazifeler vardır. Bunların en önemlisi kızlarına kocasıyla iyi geçinmeyi öğretmelidir. Nitekim bildirildiğine göre, Harice el-Feraî’nin kızı Esma, kızını evlendirirken ona şöyle der, "Sen içinde yetiştiğin yuvadan çıkıp tanımadığın bir yatağa giriyor ve bilmediğin bir arkadaşa varıyorsun.
Sen ona yer ol ki, o da sana gök olsun. Sen ona döşek ol ki, o da sana direk olsun. Sen ona köle ol ki, o da sana kul olsun. Onu hiçbir zaman gücendirme ki, seni üzmesin. Ondan uzak kalma ki seni unutmasin. Sana sokulursa sen de ona yaklaş. Senden kaçarsa sen de ondan uzak dur. Burnunu, kulağını ve gözünü muhafaza et senden yalnız güzel koku alsın, sadece güzel söz duysun ve sırf güzel şey görsün.
"Karısına köle olan mahvolur" buyuruyor.
Peygamberimizin böyle buyurmasının hikmeti şudur; Erkek karısının arzularına uyunca, onun kölesi olur ve mahvolur. Çünkü Yüce Allah erkeği kadına hâkim kılmışken, böyle bir koca kendini karısının boyunduruğuna teslim etmiş oluyor. Böylece de işi tersine çevirmiş, ilâhi hükmü tersyüz etmiş ve şeytana itaat etmiş olur.
"Kadının huysuzluklarına sabırla katlanan erkeklere Yüce Allah, karşılaştığı belalara katlanan Eyyûb'e verdigi mükâfati verir. Kocasinin huysuzluklarına katlanan kadınlara da Firavun'un karısı Asiye'ye (a.s) verdiği sevabı verir."
Bilesin ki, kadına iyi huylu olmak sadece ona karşı fena davranmamak değil, karşılaştığı sıkıntılara katlanmak hatta Peygamberimizin numune olarak taşkın ve sinirli anlarında yaptıgı gibi; onlara karşı yumuşak davranmaktır.