Hüseyin Çelik

Hüseyin Çelik
@husecelik
Tevekkül,sabır,şükür,dua…
Haşr suresi 22-23-24. Ayetler
هُوَ اللّٰهُ الَّذٖي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّحٖيمُ ﴿٢٢﴾ هُوَ اللّٰهُ الَّذٖي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزٖيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُؕ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ ﴿٢٣﴾ هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىؕ يُسَبِّـحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ ﴿٢٤﴾ ﴾22﴿ O, kendisinden başka tanrı olmayan Allah’tır; duyular ve akılla idrak edilemeyeni de edileni de bilir. O rahmândır, rahîmdir. ﴾23﴿ O, kendisinden başka tanrı olmayan Allah’tır; egemenliğin mutlak sahibidir, her türlü eksiklikten uzaktır, esenlik verendir, güven sağlayan ve kendisine güvenilendir, görüp gözeten ve yönetendir, üstündür, iradesine sınır yoktur, büyüklükte eşi olmayandır. Allah onların yakıştırdıkları ortaklardan tamamıyla münezzehtir. ﴾24﴿ O, takdir ettiği gibi yaratan, canlıları örneği olmadan var eden, biçim ve özellik veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerdekiler ve yerdekiler hep O’nu tesbih ederler. O üstündür, hikmet sahibidir.
Sayfa 549 - Cüz :28 Sure :60·Kitabı okudu
Din
Hüseyin Çelik
(Haşr sûresinin bu son üç ayetinin fazileti hakkında Peygamberimiz (S.A.V.) şöyle buyurmustur : Her kim sabahleyin üç defa «Eûzü billahi's semii'l alimi mine'ş-şeytanirracim» dedikten sonra Haşr sûresinin sonundaki üç ayeti okursa, Allah, ona akşama kadar bağışlanmasını dileyecek yetmişbin melek görevlendirir. O kimse o gün ölürse şehid olarak ölür. Akşamleyin ölürse yine böyledir.)
Reklam
Ask yakar... Doğruysa bu dünyada... Yanlışsa öbür dünyada... Neden bu kadar acı çekiyor insanlar? Cevabı tılsımlı bir cümlede gizli: "Gayrimeşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azap çekmektir." (Sözler, Otuz İkinci Söz)
Sayfa 40·Kitabı okudu
Aşk
Hüseyin Çelik
Kalbin sahibi Allah... Kalbe sevme, sonsuz sevebilme özelliğini veren Allah... Sevebileceği şeyleri ikram ederek ona kendini tanıttıtıp sevdiren Allah...
﴾78﴿ Kārûn, “Bu serveti sahip olduğum bilgi sayesinde elde ettim” diye karşılık verdi. Bilmiyor muydu ki Allah ondan önceki kuşaklardan, ondan daha güçlü ve daha çok servet biriktirmiş kimseleri helâk etmişti. Ama suçluluğu kesinleşmiş olanlara artık günahları sorulmaz! ﴾79﴿ Kārûn gösterişli bir şekilde kavminin karşısına çıkardı. Dünya hayatını arzulayanlar, “Keşke Kārûn’a verilenin bir benzeri bize de verilseydi! Doğrusu o çok şanslı!” derlerdi. ﴾80﴿ Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise şöyle derlerdi: “Yazıklar olsun size! İman edip iyi işler yapanlar için Allah’ın mükâfatı daha üstündür. Ona da ancak sabredenler kavuşabilir.” ﴾81﴿ Sonunda biz onu ve evini barkını yerin dibine geçirdik. Artık Allah’a karşı ona yardım edecek adamları olmadığı gibi, kendi kendini kurtarabilecek durumda da değildi. ﴾82﴿ Daha dün Karun’un yerinde olmayı isteyenler bu defa, “Yazıklar olsun bize! Demek ki Allah rızkı kullarından dilediğine bol bol, dilediğine de ölçülü veriyormuş. Allah bize lutufta bulunmuş olmasaydı, bizi de mutlaka yerin dibine geçirmişti. Vah ki vah! Demek inkârcılar iflâh olmazmış!” der oldular.
Sayfa 394 - KASAS SURESİ 78-79-80-81-82. Ayetler·Kitabı okudu
İnsana Dair
Hüseyin Çelik
Karun kıssası, servet ve gücüne güvenerek, kendini imtiyazlı ve büyük görüp Allah’a isyan, insanlara karşı haksızlık eden ve bu suretle sınırı aşanlar için asırları aşıp gelen bir ibret tablosu, bir öğüt levhasıdır.
75, 76 - İbrahim dedi ki: iyi ama, ister sizin, ister önceki atalarnızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düsündünüz mü? 77 - «iyi bilin ki onlar benim düsmanimdir: ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur) ; 78 - Ki O beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir ; 79 - Beni yediren, içirendir : 80 - Hastalandigim zaman bana sifa verendir; 81 - Benim canımı alacak, sonra diriltecek olandır; 82 — Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur. 83 - Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler (zümresi)ne kat.» 84 - Sonra gelecekler içinde beni dogrulukla anilanlardan eyle.»
Sayfa 369 - ŞUARÂ SURESİ 75-76-77-78-79-80-81-82-83-84. Ayetler·Kitabı okudu
Din
Hüseyin Çelik
(Hz. ibrahim, bu duasıyla, kıyamete kadar iyi bir nâmla anılmayı istemişti. Duası makbul olmuş, bundan ötürü her ümmet ona ayrı bir sevgi duymuş ve adını övgüyle anar olmuştur.)
﴾47﴿ “Allah’a da, resule de inandık ve boyun eğdik” diyorlar, bunu söyledikten sonra da içlerinden bir grup yan çiziyor. Bunlar asla inanmış kimseler değildir. ﴾48﴿ Aralarındaki anlaşmazlıklar hakkında karar versin diye Allah’a ve resulüne çağırıldıklarında bir de bakıyorsun içlerinden bir grup buna karşı çıkmış! ﴾49﴿ Haklı çıkacaklarını bilirlerse koşarak ona geliyorlar. ﴾50﴿ Bunların kalplerinde çürüklük mü var, yoksa şüpheye mi düştüler ya da Allah’ın ve resulünün kendilerine haksızlık etmesinden mi korkuyorlar? Hayır, asıl haksızlık edenler kendileridir. ﴾51﴿ Aralarındaki anlaşmazlıkları çözüme bağlasın diye Allah’a ve resulüne çağrıldıklarında müminlerin sözü, “Dinledik ve boyun eğdik” demekten ibarettir. İşte kurtuluşa erenler de bunlardır!
Sayfa 355 - Nûr suresi 47-48-49-50-51. Ayetler·Kitabı okudu
Hayata Dair
Hüseyin Çelik
Hz. Peygamber Medine’de duruma hâkim olunca bazı şahıslar ve gruplar, işlerini yürütmek, müslümanlara mahsus menfaatlerden yararlanmak, birtakım tehlikelerden uzak kalmak için inanmış görünmeyi tercih ettiler. Bilindiği gibi bunlara “münafık” denilmektedir. Bazı şahıslar da İslâm’a inanmışlardı, fakat imanları henüz zayıf bulunuyordu, tefekkür ve dinî tecrübe yoluyla güçlenmemiş, davranış ve kararlarına hâkim hale gelmemişti. Üçüncü bir grup açıkça inançsız, veya başka din ve inanışlara bağlıydı. Gittikçe çoğalan bir grup ise hakkıyla inanmış kimselerden oluşuyordu. Bu âyetlerde, inancın samimi ve güçlü olup olmamasına bağlı olarak grupların davranışları, Allah ve resulüne itaatleri, teslimiyetleri, ilâhî hüküm ve adalete rızâları mukayeseli bir şekilde anlatılmaktadır. Allah’ın, vahiy yoluyla bildirdiği hükümlerin bir kısmı apaçık olup yoruma ihtiyaç yoktur, diğer bir kısmı naslarla hakkında vahiy açıklaması bulunmayan konulardır; bunlar için yorum ve ictihad gerekir. Vahyin belirlediği hükme, Allah’ın buyruğuna uymak gerekir; bildiği halde buna uymayanlar ya inançsız yahut da inancı zayıf kimselerdir. Zayıf da olsa imanın fayda vereceğine dair rivayetler vardır. Ancak dünya ve âhirette asıl kazançlı çıkacak ve kurtuluşa erecek olanlar, sağlam imana, bu imandan kaynaklanan, bu inancın motive ettiği ibadetlere, güzel davranışlara, hayırlı ve faydalı işlere, eserlere sahip olanlardır. Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 90-91