• Gelen hissiyat; üzüntü, kırgınlık,öfke... Güle oynaya girdiğimiz kapıdan gözleri yaşlı, hüzün dolu çıktık. İlk bakışta gelen o göğsün sıkışma hissini size nasıl telaffuz edebilirim bilmiyorum. Birbirinden farklı hayat hikayesi ,gözleri yolda umutla bekleyen o masum yüzler. İlk adım da insanlığın tekrar ve tekrar taş kalpli olduğu geliyor akla. Vicdanları nasıl el veriyor, hiç mi merhamet duyguları yok diyoruz. Ve ikinci adım; efrafınızı meraklı gözler sarıyor. Atılan her adımda hayatlarına giriyorsunuz. Sağa bakıyosunuz boş gözlerle bakanlar, sola bakıyosunuz mutluluktan ağlayanlar, ve üçüncü adım; gözlerde özlemle birikmiş inci tanelerin düşüşü, hemen ardından başlar eğiliyor ve kendi incilerinizin düşüşünü izliyorsunuz. Elinizden gelen şey o pamuk yanaklara, masum ellere bırakılan öpücükler ve kucak dolusu sevgi. Tek suçları ne mi ? Bütün şefkatlerini, merhametlerini, sevgilerini vererek bütün zorluklara rağmen büyüttükleri oğulları, kızları. Ve karşılığında verilen karanlık bir dünya... Bir hiç...