mehmet çulha

mehmet çulha
@huzursuzkarga
kışın gölgesi kaybolan ağacın altına gitmemek nankörlük müdür?
Puan vermedi·72 syf.··
2026 3. kitabı
Bu ayki kitabımız, Nobel Ödüllü yazar Necip Mahfuz'un eseriydi. Antik Mısır'da geçen beş hikâyeden oluşan kitabın dili sade ve anlaşılırdı. Bazı öyküler masalsı ve gerçeküstü öğeler taşısa da verdiği mesajların günümüzde de geçerliliğini koruduğunu düşünüyorum. Necip Mahfuz'dan okuduğum ilk eserdi. Bu nedenle diğer kitaplarını da merak ettim ve en kısa zamanda temin edip okumayı planlıyorum.
Mumyanın UyanışıNecib Mahfuz · Can Yayınları · 2024263 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

mehmet çulha

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.··
2026 3. kitabı
Necib Mahfuz
7.6/10 · 263 okunma
Müzik hava gibidir, ele geçirilemez.
Puan vermedi·542 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
SEGU – Toprak Surlar Grubumuzun Mayıs ayı okuma etkinliği kapsamında Maryse Condé'nin Segu adlı kitabını keyifle ve akıcı bir şekilde okudum. Yazarın dili sade ve anlaşılırdı. Bu kitapla birlikte bu kez Orta Batı Afrika'ya uzandık; Bambara İmparatorluğu, halkı, kültürü, dini inanışları ve yemekleriyle tanıştık.Segu şehrinde yaşayan Traoré ailesinin üç nesle yayılan yaşam mücadelesini zaman zaman üzüntüyle takip ettik. Bu mücadeleyi okurken bir yandan da Müslümanlık ve Hristiyanlığın kıta üzerinde nasıl etkili olmaya ve egemenlik kurmaya çalıştığını gözlemledim. Kitabın sonunda yer alan bir cümle ise aklımda uzun süre kalacak: "Müzik hava gibidir, ele geçirilemez." Yazar ayrıca kitaptaki ataerkil dünyayı ve bu dünyanın içinde yaşam mücadelesi veren kadınların dramını oldukça etkileyici bir şekilde aktarmış.
Segu Toprak SurlarMaryse Condé · Bilgi Yayınevi · 202440 okunma
ölüye verilen sözlerde mirastır.
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Vaat ile bu kez Güney Afrika’ya uzandık. Damon Galgut’dan okuduğum ilk eser olan bu roman, sade ve anlaşılır diliyle dikkat çekiyor. Yazar, anlatımını tek bir karakter üzerinden derinleştirmek yerine farklı karakterler arasında geçişler yaparak kurmayı tercih etmiş. Bu tercih, tam bir karakterle bağ kuracakken anlatının başka bir karaktere kayması nedeniyle okurda bilinçli bir yüzeysellik hissi yaratıyor. Roman, Güney Afrika’da bir çiftlikte yaşayan bir ailenin zamanla azalışını ve annenin, çiftlikte çalışan Salome adlı hizmetliye ölmeden önce verdiği ev sözünü merkezine alıyor. Dört bölümden oluşan kitapta, her bölüm bir ölüm ve bir cenaze töreni etrafında şekilleniyor. Bu cenazeler aracılığıyla farklı inançlara ve ritüellere de yer veriliyor. Hatta baba karakterinin ölümü esnasında, bizim kültürümüzde de sıkça yer bulan bir ayetin kullanılması, metnin kültürlerarası bir selam niteliği taşımasını sağlıyor. Metnin arka planında ise Güney Afrika’nın sosyal ve kültürel dönüşümüne tanıklık ediyoruz. Romanın merkezindeki “vaat”e dönecek olursak; ailenin Amor dışındaki tüm üyeleri bu sorumluluğa kayıtsız kalırken, en sonunda bu sözü yerine getiren kişi Amor oluyor. Kitap, yalnızca maddi mirasın değil, verilen sözlerin de bir miras olduğunu hatırlatıyor. Geciken adaletin yarattığı kırgınlık ise romanın sonunda Salome’nin oğlu üzerinden etkili bir şekilde dile getiriliyor. Keyifli bir okumaydı
1000Kitap
VaatDamon Galgut · Delidolu Yayınları · 2022730 okunma