Demokratik devirlerde özel hayat öyle faal, öyle hareketli, arzularla ve iş güçle öylesine doludur ki kimsede siyasi hayata ayıracak ne enerji ne de keyif kalır.
Amerikalılar her devlette toplumsal iktidarın doğrudan halktan kaynaklanması gerektiğine inanırlar ancak bu iktidar bir kez kurulduktan sonra önünde adeta hiçbir sınır olmayacağını düşünür, her şeyi yapma hakkını kolayca tanırlar.
Sonra ölüm döşeğine düşeceksin, herkes uzaklaşacak senden, sırtını dönecek sana, çünkü senden alabilecekleri bir şey kalmamıştır artık. Üstüne üstlük boşuna yer tuttuğun, hemen ölmediğin için de çıkışırlar sana. Bir bardak su istemeye çekinirsin, söylenerek getireceklerinden korkarsın.