Fakat adaya yalnız nüfuz da yetmez. Seçmenler düşüncelerinin beğenildiğini, gururlarının okşandığını görmek isterler. Aday olan kimse, seçmelerini her fırsatta övmeli ve en olmayacak şeyleri vaad etmekten çekinmemelidir... Rakip adaya gelince, onun ne rezil bir kimse olduğunu, işlediği birçok kötülüklerin herkesçe bilindiğini, iddia, tekrar ve yayılma yoluyla ortaya koyarak seçmenler karşısında itibarını zedelemelidir. Bu durumu kanıtlamak için delil aramaya da gerek kalmaz. Eğer rakip olan aday kitle psikolojisini iyi bilmiyorsa, kendisine karşı kullanılan iftiralara, o iftiralar oranında sözler sarfedeceği yerde, birtakım delillerle karşılık vererek savunmaya geçerse, o andan itibaren kazanma şansını kaybetmiş olur.