“İnsan kendi ruhunun efendisi olduğuna inanmak ister. Ancak istese de bu tam anlamlıyla mümkün olmaz. Ne ruh halini ne de duygularını kontrol edebilmeyi başarır. Bilinçdışının yaptığı sızıntıyı görürse ve sayısız gizli yolla kendisini etkilediğini fark ederse ancak o zaman kendi kendisinin efendisi olabilir.”
“Kendime yaşamımın değerini sorsam, kendimi ancak yüzyılların ölçüleriyle değerlendirirsem ‘Evet bir anlamı vardır’ diyebilirim. Günümüzün ölçütlerini kullanırsam hiçbir anlamı yok.”
Genel olarak insan, öyle bir durum içerisindedir ki bir dereceye kadar kendi üzerine düşünme kabiliyetine sahiptir, fakat aynı ölçüde de bilinçle donatılmış başka hayvan türleriyle kendini karşılaştırma olasılığı olmayan bir hayvandır. Samanyolu’ndaki küçücük bir zerre olan gezegende sürgün olan bir hayvandır. Bu nedenle kendini bilmez, kozmik olarak yalnızdır. Kesin olarak sadece maymun olmadığını, kuş olmadığını, balık olmadığını ya da ağaç olmadığını ifade edebilir. Fakat kesinkes ne olduğu belirsiz kalır.