Bu ülkede orta sınıf evlerinde oturma odasıyla misafir odasını birbirinden ayıran duvar çok önce yıkıldı.
Salon denilen yeni mekan artık iki işlevi de birleştirecek, ev sakinlerinin oturduğu yerle misafirlerin kabul edildiği yer aynı yer olacaktı.
Simmel yabancıyı”bugün gelip, yarın kalan” kişi olarak tanımlamıştı. Turist bugün gelip yarın giden kişiyse eğer, yabancı da bugün gelip yarın gidemeyen, geri dönme imkanı olmayan kişidir.
Aylak, ancak bu yüzeyde gezinebilir. Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı şu cümleyle başlar, “Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi.”Ve devam eder:”İçimdeki sıkıntı eridi.”