Er-Reddü’l-vâfir ʿalâ men zeʿame bi-enne men semmâ İbn Teymiyye “Şeyhü’l-İslâm”.
İbn Teymiyye’ye muhalif olan ve onu “Şeyhülislâm” unvanı ile ananları küfürle itham eden Hanefî fakihi Alâeddin El-Buhârî’ye reddiye mahiyetinde kaleme alınmış, ancak kimin hedef alındığı açıkça belirtilmemiştir. Eserde önce İbn Teymiyye’ye yöneltilen iddiaların doğru olup olmadığı araştırılmış, mezhep farklılığı yüzünden kimseyi itham etmemek gerektiği gibi konular ele alınmıştır. Daha sonra İbn Teymiyye’yi şeyhülislâm diye anan Takıyyüddin İbn Dakîkul‘îd, İbn Seyyidünnâs, İbn Abdülhâdî, Zehebî, İbn Berdîs, İbn Râfi‘, İbn Hamza El-Hüseynî, Ebû Hayyân El-Endelüsî, Zeynüddin El-Irâkî gibi âlimlerden seksen yedisi kısa biyografileriyle tanıtılmış ve onların hangi eserlerinde İbn Teymiyye’yi şeyhülislâm diye andıkları gösterilmiştir. İbn Hacer El-Askalânî ve Bedreddin El-Aynî’nin takdirini kazandığı belirtilen eseri Züheyr Eş-Şâvîş yayımlamıştır (Beyrut 1393/1973, 1400/1980).
Hanefi mezhebinin büyük muhaddis ve fakihi Bedruddin El-Ayni ise Şeyhulislam İbn Teymiyye'ye kâfir diyenler hakkında şöyle demiştir:
"Her kim ona kâfir derse bu tekfir eden hakikaten kâfir olur."
Kendisini tekfir eden bu ilimden nasipsiz güruhların bu cüretkârlıklarıyla birlikte o, Ümmeti Muhammed'den olan bir Müslümanın tekfiri noktasında çok hassastır.
Talebesi İmam Zehebi şöyle der:
"Şeyhimiz İbn Teymiyye şöyle diyordu: Ben Ümmeti Muhammed'den hiç kimseyi tekfir etmiyorum. Nebi (sav) buyurdu ki:
Mü'minden başka hiç kimse abdestini koruyup onda daimi olan değildir. Bu sebeple her kim abdeste ve namaza devam ederse muhakkak ki o Müslümandır."(⁶)
__Bu nedenle o, kendisini öldürmek isteyen mutaassıp sufilere bile merhamet edip