1919'un anlamı
1- İşgal ve direnişin yılıdır 1919… Yunan orduları İzmir'i 15 Mayıs 1919'da işgal ettiler. İlk ciddi direnişler, İzmir'in işgalinden hemen sonra 1919'da başladı.
2- Kuvayı Milliye'nin kurulduğu yıldır 1919… Sarayın/sultanın sessiz kaldığı bir ortamda milletin kendi kaderini kendi eline aldığı yıldır 1919…
3- Türk Milleti'nin üstüne çöken o karanlık umutsuzluk bulutları arasında, Anadolu'da, ansızın Atatürk güneşinin parladığı yıldır 1919…
4- Atatürk, Milli Mücadele'yi büyük oranda 1919'da örgütledi: Samsun'a çıkış, Amasya Genelgesi'nin yayımlanması, Erzurum ve Sivas kongrelerinin toplanması, manda ve himayenin reddedilmesi, “Ya istiklal ya ölüm” parolasıyla “tam bağımsızlık” kararının verilmesi, Temsil Heyeti'nin kurulması, Ankara'nın mücadele merkezi yapılması, “milli iradeye” dayanılması, Atatürk'ün askerlik görevinden ayrılıp sine-i millete dönmesi, Atatürk'ün Milli Mücadele'nin önderi kabul edilmesi… Hepsi 1919 yılında oldu.
5- Sakarya'sıyla, Büyük Taarruz'uyla, Lozan'ıyla; bu toprakları yeniden vatan yapan Milli Mücadele, 1919 ruhunun eseridir.
6- Atatürk, Nutuk'ta 19 Mayıs 1919'da Anadolu'ya ayak basarken kafasında iki aşamalı bir plan olduğunu belirtiyor: Bu plana göre emperyalizme karşı tam bağımsızlık savaşı, saraya/sultana karşı milli egemenlik savaşı verecekti. 1919 ruhuyla gerçekleşen ilk hedef Akdeniz, ikinci hedef cumhuriyetti. Vatanın “bağımsızlığı” gibi milletin “egemenliği” de 1919 ruhunun eseridir. Bu nedenle hem işgalci emperyalizmin ve işbirlikçilerinin hem de milli egemenliği gasp etmek isteyenlerin korkulu rüyasıdır 1919 ruhu…
7- Atatürk'ün ifadesiyle aynı zamanda tüm “mazlum milletlerin” özgürlük ve bağımsızlık ateşinin yakıldığı yıldır 1919
Demem o ki, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti, 1919 ruhunun eseridir. O ruhun baş